8 Mart 2026

Arminius Vambery'nin Orta Asya Anıları

Arminius Vambery (derleyen: Cemal Kutay)

Arminius Vambery'nin Orta Asya Anıları

🎧 Özeti Mekin Salt'ın sesinden dinleyin

Kıymetli Dostlarım,

Bu hafta sizlerle, İngilizler ile Ruslar arasında büyük bir rekabet alanı olan, hatta o zaman istihbarat literatürüne "Big Game" isimlendirmesiyle giren İngiliz-Rus rekabetinin önemli operasyonlarından biri olan ve İngilizlerin görevlendirmesiyle İran, Afganistan ve Orta Asya'yı kapsayan büyük bir keşif gezisine çıkan Macar asıllı dil bilimci, tarihçi Arminius Vambery'nin anılarını, tarihçi Cemal Kutay'ın derlemesiyle paylaşacağım.

Vambery, İstanbul'da doğuya giden kervanların kalktığı Bağdat Caddesi'nden hareketle Anadolu'yu bir baştan bir başa katederken, Anadolu insanı hakkındaki gözlemlerinde şunları söyler: Türkiye halkı şehirlerde başka, köylerde başka yaşarlar. Köyler, eski Türklerin törelerini muhafaza eder. "Fakat hepsinin müşterek ve bölünmez tarafları vardır. Alicenaplık, misafirperverlik, göz tokluğu, doğruluk ve güven hisleri…"

Bunlar, yazılmamış kanunlardır. Dedelerden oğullara, oradan torunlara geçiyor. Türkleri asıl idare eden bu gelenekleridir. İçlerinde hiçbir yabancıyı rahatsız edecek katılıkta olanına rastlamadım, diyerek Türklere hayranlığını her fırsatta belirtir.

O dönem özellikle Ruslar, Orta Asya'yı yasak bölge haline getirmişlerdi; baskı duvarlarını aşıp bölgeye girebilenlerin ölüm şekilleri bile meçhul kalıyordu.

Vambery, Reşid Efendi adıyla 4 yıl İstanbul'da bir paşa konağında kaldıktan sonra ondan aldığı tavsiye mektubuyla önce İran'a, sonra da Orta Asya'daki İslam büyüklerinin türbelerini ziyaret etme bahanesiyle İran'da karşılaştığı ve Mekke'yi ziyaret edip dönen, Orta Asya'dan gelmiş Müslüman Türk hacılarla o ıssız, bucaksız çölleri aşarak Orta Asya'nın kalbine kadar gitti. O dönemin şartlarında büyük zorluklar ve maceralarla gitti.

Gittiği yerlerde insan topluluklarını, yaşam biçimlerini, ekonomik hayatı, tarımsal kapasiteyi, ulaşım yollarını, örf, an'ane ve kabile yapılarını, birbirleri arasındaki ilişkileri, rekabeti, Türk oymaklarının Rusya'ya, Osmanlı'ya ve İngiltere'ye nasıl baktıklarını gördükten sonra Londra'ya tek tek raporladı.

Ziyaret ettiği beldelerdeki Türkmen obalarını, onların saflığını, alicenaplığını, dürüstlüğünü öve öve bitiremez.

Tıpkı İngilizlerin Çin'de yaptığı gibi Rusların da Orta Asya'da kalenderhaneler vücuda getirdiğini, burada Müslüman Türk gençlerinin afyona alıştırılıp savaşçılık ve mücadele azminin yok edildiğini iddia eder.

Kalenderilik tarikatını ve afyon tüketilen kalenderhaneleri anlatırken: Ben Hıristiyan'ım ama Müslümanlıkta böyle bir dervişlik tarikatı olduğuna ihtimal vermem. Müslümanlık temizlik, fazilet, ahlak hareketidir. Çalışkanlığı emreder. İlmi ister. Bütün bu hakikatlere rağmen, din perdesi altında bu afyonkeşlik, benk adı verilen ve haşhaş dumanını ciğerlere doldurarak bir nevi morfinöman hayatı yaşamak illeti nereden musallat olmuştur, diyerek şaşkınlığını ifade eder!

Yine Rusların Orta Asya'yı idare edebilmek için Türkmen oymakları arasında kışkırtıcılık yaptığını ve onları birbirine düşürdüğünü iddia eder. Buhara ve Hive hanlarının kendi aralarındaki savaşı da buna örnek verir.

Türkleri anlatırken: Türkler, saf, temiz, mert bir millettir. Kendilerine anlatılanlara inanma hassaları kuvvetlidir, der.

En ilginci ise diğer Müslüman milletlerle Türkleri karşılaştırarak vardığı sonucu şu cümlelerle ifade eder: Her geçtiğim Türk obasında Ahmet Yesevi'nin Hikmet ve Münacat'ına rastladım. Türkler bu manevi irşadı coşkunlukla okuyorlardı. Her obada Divan-ı Hazret-i Sultan-ül-Arifin Hoca Ahmet Yesevi'nin şiirlerini vecd ile okuyan kadın ve erkeklere rastladım. Öteki İslam ülkelerini de gezdim, gördüm ve tarafsız mukayeseler yaptım; anladım ki İslam dinine cihanşümul idrak felsefesini veren Türk bilginleridir.

Onlar, bütün dünyaya mürşid olarak yayılmışlar ve İslam ülkelerinde değerli şahsiyetler yetiştirmişlerdir. Nitekim meşhur Türk seyyahı Evliya Çelebi de Ahmet Yesevi ailesine mensuptu, diyerek analizlerini noktalar.

Yorum ve takdir siz kıymetli dostlarıma aittir.

Selamlar,
Mekin Merter Salt
Sanayici,
Mersin,
💐🌿

← Tüm özetler