8 Ekim 2023

Dunsterforce Gizli Ordu

L.C. Dunsterville

Dunsterforce Gizli Ordu

Kıymetli Dostlarım,

Bu haftaki kitap paylaşımımda yine 1. Dünya Savaşı sonrası Bakü'nün kontrolü için yapılan mücadele ve buradaki İngiliz etkisi ele alınıyor.

İngilizler Bakü'yü kontrol altına alabilmek için, adına "Gizli Ordu" ya da komutanının isminden dolayı "Dunsterforce" denilen bir özel görev kuvveti kurdular. İdareci subaylarının çoğu istihbarat kökenliydi; İran, Azerbaycan ve Rusya coğrafyasını iyi bilen, her biri başta Rusça olmak üzere birkaç dil bilen subaylardı (General Dunsterville de diğer dillerin yanında akıcı Rusça konuşabiliyordu). Kitap, bu subayların yönetiminde Bakü'yü ele geçirme amaçlı yapılan seferi anlatıyor.

Seferi kuvvetler Bağdat'tan yola çıktıktan sonra İran'ın Hemedan şehrinden kuzeye, İran'ın Hazar kıyısındaki limanı Enzeli'ye gider ve oradan gemilerle Bakü'ye transfer edilir. Yazar, geçtiği yerlerle ilgili gözlemlerini ve Bakü için verilen mücadeleyi bütün çıplaklığıyla anlatır. Mesela Hemedan şehrinin o zamanki nüfusunun 50.000 kişi olduğunu, %30 nispetindeki bir halk kesiminin o zaman İran'ı kasıp kavuran kıtlıktan dolayı açlıktan ölmek üzere olduğunu, ama zenginlerin depolarında stoklu buğday olmasına rağmen kıllarını kıpırdatmadığını yazar (o zamanki İran şahının sadece Tahran'da sözü geçiyordu; İran'ın genelinde devlet otoritesi kalmamıştı).

(1917 yılında kötü hava koşullarından dolayı tarımsal üretimin çok düşmesi ve ayrıca Rusların askeri ihtiyaçları için tahıla el koyması ile bu kıtlık oluşuyor.)

Yazar, İran'daki aşiret yapıları ve Türk ordusunun İran'daki faaliyetleri hakkındaki gözlemlerini de anlatır.

Rusların özel şirketleri eliyle 1. Dünya Savaşı'ndan önce özellikle Kuzey İran'da şose yollar yaptığını, bu yollarda her 50 km'de bir kontrol noktaları kurarak para tahsilatı yaptığını hayretle öğreneceksiniz. Daha sonra yine bunlara telefon ve telgraf hatları ilave ederek Rusların İran'ın ulaştırma ve haberleşmesi konusunda tekel haline geldiğini öğreneceksiniz.

Ruslar İran'da Hemedan, Kazvin, Zincan ve Miyane'de havaalanları inşa etmiş, Kazvin'de geniş bir Rus kolonisi kurmuş; yani savaştan yıllar önce Ruslar İran'ı ele geçirmek için altyapıyı oluşturmuşlar.

(Tıpkı Libya'daki İtalyan varlığı gibi. Bize tarih kitaplarında hep 1911'de İtalyanlar Libya'yı işgal etti diye öğretilir; halbuki İtalyanlar Libya'da 30 yıl öncesinden altyapıyı kurmuşlar: okullar, ticari merkezler vs. ile kolonileşmişler ve sonra da şartları uygun gördüklerinde işgal etmişlerdir (İngiltere ve Fransa'nın izni ve oluru ile). Dikkatinizi çekerim, işgalin gerekçesi de Libya'daki İtalyan vatandaşlarının haklarını korumaktır.)

Rusya'da ihtilalden sonra her yerde olduğu gibi Bakü'de de ihtilal komiteleri olduğunu, sanılanın aksine sadece Bolşeviklerin değil çok değişik fraksiyonlardan grupların olduğunu, bunların hep beraber şehri yönetmeye ve savunmaya çalıştıklarını ama uzun tartışmalardan sonra ortak karar alamadıkları için şehri yönetmede ve savunmada başarısız olduklarını, sonunda şehrin Türklerin eline geçtiğini öğreniyoruz.

Daha ilginç gariplikleri de öğrenip gülümsüyorsunuz. Şöyle ki: Astrahan'dan (Hazar'ın karşı kıyısından) bir gemi dolusu Alman, Bakü Türklerin eline geçti zannederek zaferden pay almak için Bakü'ye geliyor; ama şehir İngilizlerin elinde olduğu için hepsi tutuklanıyor.

Bakü'yü İngilizlerle beraber savunan gruplara İngiliz komutan, "Türkler trenlerle batıdan sürekli taze birlikler getiriyor, cepheyi güçlendirmemiz lazım" dediğinde onlar buna inanmıyor; "Türkler cepheyi boşaltıyor" diyorlar. Sonunda da Bakü'yü tamamen kuşatan Türk birlikleri şehre giriyor.

İyi okumalar,
Mutlu pazarlar dilerim.

← Tüm özetler