31 Mayıs 2026

Bir Ermeni Subayının Anıları

Ohannes (Ohannesyan)

Bir Ermeni Subayının Anıları

🎧 Özeti Mekin Salt'ın sesinden dinleyin

Kıymetli Dostlarım,

Bayram dönüşü yeni bir kitap paylaşımı ile siz dostlarıma merhaba demek istiyorum.

Bu kitapta, artık sonsuza kadar gidecek gibi görünen Ermeni-Türk düşmanlığının iki topluma, ama özellikle Ermenilere zarardan başka bir şey getirmediğini gören bugünkü Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın, Ermeni-Türk ilişkilerinde yeni bir sayfa açmak için büyük riskleri de göze alarak yaptığı açılım ve barış çabaları sonucu, bu paylaşımı uygun buldum.

Paşinyan'ın Batılılar hakkındaki şu sözleri, aslında Ermeni ulusunun uyanışı içinde bir kilometre taşıdır.

Paşinyan diyor ki: "Batılılar Ermeniler konusunda asla samimi olmadılar, bizi Osmanlı'ya karşı hep kırbaç olarak kullandılar." 1. Dünya Savaşı olayları için "Ermeni halkı… jeopolitik entrikaların ve sahte vaatlerin kurbanı oldu." Ve en dikkat çekici olanı: "Ermeni 'soykırımı' anlatısı neden 1939'da yoktu da 1950'lerde ortaya çıktı? Bunun nedenini anlamaya çalışmalı mıyız, çalışmamalı mıyız?"

Bu ifadeler yenilir yutulur ifadeler olmadığı gibi, Batılı güçlerin yüzüne çarpılan tarihî hakikatlerin şamarıdır.

Paşinyan, büyük riskleri göze alarak, küçük, fakir ve gelişmemiş Ermenistan'ın artık savaş psikolojisinden kurtulup az olan kaynaklarını savaşa değil de kalkınmaya ayırması gerektiğini, kendilerini hep kışkırtan başta Batılı güçlerin, hatta Ermeni diasporasının, iş taşın altına elini koymaya geldiğinde geri durduğunu ve onlara güvenerek politikalar üretilemeyeceğini gören bir lider.

Bu gerçekler ışığında ben de bu kitabı paylaşmayı uygun buldum.

Kitabın yazarı bir Amerikalı, ama olayların anlatısı bu olayları bizzat yaşayan, 1. Cihan Harbi'nde Rus ordusunda subay olarak bulunan Ohannes isimli bir Ermeni gencinin anlatısıdır.

Kendisi zengin bir Ermeni çiftçinin oğludur. Olaylar başlayana kadar köylerinde Türklerle birlikte huzur içinde yaşamaktalar. Ne zaman ki Bolşevik İhtilali başlar, Rus ordusunda emir komuta zinciri bozulur, Rus subayları giderler, Rus ordusunun silahlarına el koyan Rus ordusundaki Ermeni unsurlar Taşnakların önderliğinde Türk köylerinde katliamlara başlarlar.

Ohannes olayları anlatırken tarafsız kalmaya, empati yapmaya dikkat eder.

Örneğin, kitabın yazarı Amerikalı Leonard ile, yakılmış, hâlâ insan kemiklerinin ortalıkta saçılı olduğu virane bir Türk köyünden geçerken, Leonard'ın "Bu köye ne yapmışlar böyle?" dediğinde, Ohannesyan "Ben de oradaydım o zaman" diyerek köyde Ermeniler tarafından yapılan katliamı anlatır.

Başka bir anlatısında:

"Bir gece vakti harabeye dönmüş bir Türk köyünden geçiyordum. Yıkılmış evlerden birinin önünde yanan ateş dikkatimi çekti. Ateşe doğru yürüdüm. Bir grup Ermeni asker, aralarında henüz çocuk yaştaki iki Türk kızı ile oturuyordu. Kızların ağladığını fark ettim. Köydeki her şey etrafa saçılmıştı. Sokaklar ceset kaynıyordu.

Anlaşılan kızları kurtarmak için geç kalmıştım. Yine de zavallılara yardım etmek istedim. Onlara Türkçe seslenerek artık korkmamalarını söyledim. Bir zarar vermeyeceğimi, onlara yardım etmek istediğimi söylediğimde acınası bir halde ağlamaya devam ettiler. Kızları alarak köyden uzaklaştım. Sanki savaş ganimetlerinin ellerinden alındığı hissine kapılan askerler bundan hoşlanmamıştı."

Bunun gibi daha acınası anlatılar var. Bir başka Türk köyünde, gırtlağı kesilmiş bir kadın cesedinin üstünde 1 yaşlarında bir kız çocuğu süt emmeye çalışıyor, diye devam eder.

Savaş kötüdür, hele iç savaş daha da kötüdür.

Emperyalist emeller uğruna yüzyıllarca beraber yaşamış iki milletin birbirine düşman edilmesi ile ortaya çıkan manzara budur.

Kitapta çok daha kötü olayların tasviri olduğu gibi, tam bir Ermeni kültür milliyetçisi olan Ohannesyan'ın Ermeni toplumu, kültürü ve yaşam biçimi ile ilgili güzel anlatılarına da şahit olacaksınız.

Önce Rusların, sonra da İngilizlerin onları nasıl yüzüstü bıraktığını anlayacaksınız.

Bolşeviklerin Ermenistan'a hâkim olunca Taşnakçı Ermenilere yaptığı toplu katliamı, bunun sonucu Ermenilerin Zengezur üzerinden İran'a toplu kaçışını; oraya daha önce kaçan Rusların, o görmüş geçirmiş ailelere mensup Rus kadınlarının Tebriz pavyonlarında nasıl rezil olduklarını ibretle okuyacaksınız.

İyi okumalar dilerim,

Mekin Merter Salt
Sanayici,
Mersin
💐🌿

← Tüm özetler