21 Haziran 2026

Büyük Açlık

Cem Yılmaz Budan

Büyük Açlık

🎧 Özeti Mekin Salt'ın sesinden dinleyin

Kıymetli dostlarım,

Bu hafta paylaştığım kitap; bir milletin işgalciler tarafından nasıl açlığa mahkûm edildiğini, buna rağmen binlerce kilometre uzaktan Osmanlı'nın — düvel-i muazzamanın içte ve dışta kendisine çıkardığı türlü çeşit probleme rağmen — açlığa terk edilen İrlanda halkına sahip çıkmasının hikâyesini anlatır.

1845 yılında İrlanda'da patates bitkisine bulaşan bir çeşit mantar, o yıl ürünün %40'lık kısmını, ertesi yıl ise tamamını yok eder. Kıtlık 1852'ye kadar 7 yıl sürer; öyle ki bu kıtlık 1 milyon İrlandalının ölümüne, en az 2 milyon İrlandalının göçüne sebep olur. İrlanda'nın 7 milyon olan nüfusu, kıtlık sonunda 4 milyona düşer. Bu olay demografik yapıyı da değiştirir: İrlandaca konuşanların sayısı azalmış, İngilizcenin kullanımı artmış; İrlandalılar Katolik olmasına rağmen Protestanların sayısı ve etkisi artmıştır. Bunun sonucu olarak İrlanda milliyetçiliği artmış, Katolik halk Protestanlardan nefret etmeye başlamıştır.

Bu olaydan haberdar olan Padişah Abdülmecid Han, İrlanda'ya 10.000 altın sterlin yardım yapmak için İngiliz hükümetine müracaat eder. Verilen cevapta; Kraliçe Viktorya'nın 2000 altın sterlin yardım yaptığı, yabancı bir kralın bundan fazla yardım yapamayacağı, Osmanlı padişahının da 1000 altın sterlin gönderebileceği söylenir.

Abdülmecid Han, geri kalan para ile 4 gemi donatır. Gemilerden ikisinde patates, diğerlerinde buğday, arpa, mısır ve pirinç vardır. Türlü maceralarla Dublin Limanı'na ulaşan gemiler, İrlandalılar tarafından sevinçle karşılanır. Dublin belediye binasında, belediye başkanı ve meclis üyeleri ile İngiliz valinin huzurunda para teslim edilir. Ama söz konusu erzakın gemilerden tahliyesine, Londra'dan böyle bir talimat almadığı gerekçesiyle vali izin vermez. Bunun üzerine Osmanlı heyeti ısrar etmez, limandan ayrılır ve sessizce 50 km daha kuzeyde olan Drogheda Limanı'na dümen kırar. Şehre varınca gemi hızlı bir şekilde tahliye edilip erzaklar İrlandalı milliyetçilere teslim edilir ve yurda dönüş yolculuğu başlar.

Bu yolculuk için, o suları çok iyi bilen, Akdeniz'de yakalanıp İstanbul Tersane-i Âmire'de hapse atılan Flavio isimli bir İtalyan korsan görevlendirilir. Bahriyeden, daha sonra da kaptan-ı deryalığa kadar yükselecek olan genç bir subay ve Osmanlı deniz erleri nezaretinde çıkılan yolculukta; İstanbul'dan çıkıp Adalar Denizi geçişi, Selanik Limanı'na ulaşılması, Cebelitarık Boğazı'nın geçişi, Rif Dağları, Cires Burnu ve ardından hiç duraksamadan Portekiz'in Cádiz Limanı'na yelken açmaları, yolda yaşadıkları türlü zorluklar ve atlattıkları fırtınalar çok akıcı bir dille anlatılmış. Gemide geçirilen uzun günler boyunca yapılan konuşmalar, o günlerin Osmanlı yaşamının anlaşılması açısından da iyi bir yol göstericidir.

Yardımlar teslim edildiğinde bir İrlanda milliyetçisinin, "İrlanda bağımsızlığını kazanıp hür bir ülke haline geldiğinde bu yardımları tarih yazacak" demesi üzerine Flavio'nun verdiği cevap da ilginçtir:

"İrlanda bağımsızlığını kazansa bile, tarihi İngilizler yazdığı sürece Osmanlı yardımları yüzyıllarca anılmayabilir."

Osmanlı'nın İrlanda'ya yardım yaptığı bu dönem, meşhur "Viktorya Dönemi"dir; İngilizlerin ekonomik, askerî ve siyasi olarak gücünün doruğunda olduğu bir dönem. Ama açlıktan kırılan İrlandalılara ne yöneticileri olan İngilizler, ne de Avrupalı dindaşları sahip çıkar. Yardım; Osmanlı ile, Choctaw (Çoktav) isimli bir Amerikan Kızılderili kabilesinin gönderdiği 710 dolardan ibarettir.

İyi okumalar dilerim.

Görseller: Wikimedia Commons — Dublin Açlık Anıtı (Famine Memorial, Rowan Gillespie) fotoğrafı: William Murphy (CC BY-SA 2.0); "Bridget O'Donnel", Illustrated London News, 1849 ve Henry Doyle, "Emigrants Leave Ireland", 1868 (kamu malı).

← Tüm özetler