25 Haziran 2023
Çar Büyük Petro ve Prut Seferi

Rusya şimdilik Wagner tehdidini engelledi. Varılan anlaşma iki tarafın da işine geldi. Zira her türlü meydan okumasına rağmen Wagner güçleri hava desteği olmadan, dümdüz Rus ovalarını aşıp Moskova'ya ulaşamazdı; zira Rus hava kuvvetleri onları perişan ederdi. (O Rus ovaları ki 1812'de Napolyon'un 600.000 kişilik "Grande Armée"sini yuttu. Hitler'in 6.000.000 kişilik işgal ordusunu 1942 Stalingrad sonrası yuttu. Daha önceki İsveçli Demirbaş Şarl'ın (XII. Charles) 1709 Poltova yenilgisini ve Büyük Kuzey savaşlarını anmıyorum bile.)
Rusya kendince şimdilik Wagner tehdidini engelleyip dikkatini tekrar Ukrayna savaşına verebilecek. Prigojin de Beyaz Rusya'ya sürgüne gönderildi şimdilik.
Rus devlet geleneğini ve Putin'i bilen birisi olarak olayın bu şekilde kapanmayacağını, Prigojin'in bir şekilde ortadan kaldırılacağını söyleyebilirim. Ya kendi adamlarından birine vurdururlar, ya da bir kazaya kurban edilir; eğer temasta olduğu bir ülkeye kaçıp saklanmazsa. (Bunlar da ya İngiltere olur ya da Amerika, başka bir yere kaçamaz.)
Daha önce de paylaştığım, Çar Büyük Petro'yu anlatan kitapta belirtildiği gibi: Sterlitz isyan edince ne oldu? Kazaklar isyan edince ne oldu? Hatta Rus devriminin önemli figürlerinden Kronştadtlı denizciler isyan edince ne oldu? Bütün bu tarihî arka planı bilen birisi olarak, Wagner'le yapılan anlaşmaya rağmen "bu şarkı burada bitmez" diyorum.
Putin bu isyanı bahane edip Ukrayna savaşında bir U dönüşü yaparsa kendi çıkarına olur. Zira bu savaşı çıkaran güçler, savaşın mümkün olduğunca uzaması ve hatta mümkünse tüm Avrupa'ya yayılması için ellerinden geleni yapıyorlar ve yapacaklar. Savaşı çıkaranların planı tutarsa, savaş Rusya-Ukrayna mücadelesinden Rusya-Avrupa savaşına evrilecek. Amaç sadece Rusya'yı zayıflatmak değil, peşi sıra Avrupa'yı da zayıflatmak, çökertmektir.
* * * *
Zaman zaman dostlarıma, ağabeylerime, başkanlarıma okuduğum kitapları tavsiye ediyorum. Bu kitabı tekrar paylaşıyorum; zira Wagner isyanı ile başlayan sürecin tarihsel arka planını daha iyi anlayacaksınız.
Bu kitap onlardan biri. 1699 Karlofça Anlaşması'nın sonrasında bile Osmanlı'nın Avrupa'da başat askerî güç olduğunu, istediğinde en büyük orduyu sahaya sürebileceğini; 18. yüzyılda hâlâ Osmanlı ordusunun istihkâm, levazım ve istihbarat kabiliyetinin ne kadar iyi olduğunu; "Prut"a giden süreçte Osmanlı'nın sahaya bütün bileşenleriyle beraber güçlü bir orduyu sürebildiğini, ama karar mekanizmasının güçlü olmamasından dolayı sahadaki taktik başarıların stratejik avantajlara dönüştürülemediğini göreceksiniz.
Ordu, istihbarat, ekonomi, moral ne kadar iyi olursa olsun, baştaki yönetim ve karar mekanizması iyi çalışmazsa gayretlerin karşılığı alınamaz.
Bu kitap ile bugünkü Rusya'nın nasıl ve nelerin pahasına kurulduğunu, "ÇAR" kelimesinin Ruslar için ne ifade ettiğini anlayacak; cennetmekân Abdülhamid Han'ın, "Rusya'da cumhuriyet kurulacak" dendiğinde "Ruslar çarsız yapamazlar, her zaman bir çara ihtiyaç duyarlar" dediğini hatırlayıp, Bolşevik İhtilali sonrası gelen modern çarları ve Putin'i hatırlayarak yaptıklarını daha iyi anlayacaksınız.
Milletlerin millî hedefleri vardır; bu hedefler değişen rejimlerinden ve gelen iktidarlardan bağımsızdır. Rusya'nın Çar Büyük Petro ile başlayan millî hedeflere yürüyüşünün bugün Suriye'de nasıl vücut bulduğunu daha iyi anlayacaksınız.
İyi okumalar dilerim.



