21 Haziran 2026

Erzurum Yolculuğu

Aleksandr Puşkin

Erzurum Yolculuğu

🎧 Özeti Mekin Salt'ın sesinden dinleyin

Kıymetli dostlarım,

Bu hafta, Rusya seyahatimizde müzesini de ziyaret ettiğimiz; şiirlerini beğendiğim ama bir o kadar talihsiz, gereksiz ve lüzumsuz ölümüne üzüldüğüm; modern Rus edebiyatının kurucusu, Rusların "ulusal şairi" Aleksandr Puşkin'in "Erzurum Yolculuğu" kitabını paylaşıyorum.

Puşkin'in geçmişi ve aile kökenleri de ilginçtir. Kendisi, Büyük Petro tarafından İstanbul köle pazarından aldırılan Etiyopyalı bir prensin soyundan gelir; bu yüzden resimlerinde görüldüğü gibi klasik Rus tipinde değildir. İyi bir eğitim almış, Rus ve Fransız edebiyatını iyi bilirdi. 14 yaşında Rus saray okulundan mezun olduğunda o günkü Rus ve Fransız edebiyatına vâkıftı. Lord Byron'un ölümü üzerine yazdığı şiir ile ilk defa edebiyat çevrelerinin dikkatini çekti.

Devrin romantizm akımından etkilenmiştir; düz yazı, roman ve hikâye, ama en önemlisi şiir dalında eserler verir. "Deniz" şiirini ben de çok severim.

Moskovalı bir tüccarın kızı olan Natalya ile evlenir. Hollanda elçiliğinde çalışan bir Fransız ile karısı hakkında çıkan dedikodular üzerine düello yapar ve aldığı yaranın etkisiyle iki gün sonra ölür. Çarın düelloyu yasaklamasına, hatta yasağa uymayanlara çok ağır cezalar uygulamasına rağmen bu düelloyu yapması ve hayatını kaybetmesi, ibret alınası bir olaydır.

İlginçtir, çok istemesine rağmen yurt dışına çıkamamıştır; "Erzurum Yolculuğu" şairin ilk ve son yurt dışı yolculuğudur.

Kitap, 1828-29 Osmanlı-Rus Savaşı'na dayanır. Bu savaş, Rus yayılmacılığının 1. Petro döneminde başlayan savaşlarının bir devamıdır. Savaşı Ruslar çıkarmış; doğuda Erzurum'a, batıda ise Edirne'yi işgal ederek İstanbul sınırlarına dayanmışlardır. Savaş, şartları ağır olan Edirne Antlaşması ile bitmiş ve savaşı çıkaran Ruslar olmasına rağmen tazminatı Osmanlı ödemiştir. Bu savaşta Anapa, Poti, Ahıska ve Ahılkelek Rusya'ya bırakıldı. Savaşa giden kilometre taşlarından biri, Yunan Bağımsızlık Savaşı sırasında 1827'de Osmanlı-Mısır birleşik donanmasının Navarin Limanı'nda (bugünkü Mora Yarımadası'nın batısındadır) İngiliz-Fransız-Rus donanması tarafından aniden ve sebepsiz olarak yakılmasıdır. Seferin komutanı General Paskeviç, ordusuyla Erzurum'a kadar gelmiş; Puşkin de bu seyahatindeki gözlemlerini yalın bir dille ifade etmiştir.

Sefere katılma sebebi ilginç ve tesadüfidir. Zira aslında Dekabrist İsyanı'na katıldığı için Kafkasya'ya sürgüne gönderilen arkadaşlarını ziyarete gider; ama savaş başlayınca da Paskeviç'in ordusuna iltihak eder.

Dekabrist İsyanı, Rus tarihinde önemlidir. 1. Petro zamanındaki "Streltsy" isyanından sonra, Bolşevik İhtilali'ne kadar olan ikinci asker isyanıdır. İlginçtir, Streltsy isyanı alt rütbelerin ve rütbesiz askerlerin katıldığı, yaşam şartlarının iyileştirilmesi amacıyla çıkan bir isyandır; üstelik Çar 1. Petro'nun meşhur "Büyük Elçilik Seferi" denen Avrupa seyahatinin dönüş ayağında meydana gelen, çok kanlı bir şekilde bastırılan bir isyandır.

Dekabrist İsyanı ise Rus ordu tarihinin ikinci isyanıdır; aralık ayında yapıldığı için "Aralıkçıların İsyanı", ya da Rusça dekabr = aralık olduğu için katılanlara "Dekabristler" denilir. İsyanın amacı şudur: Rus ordusundaki subaylar ve bazı soylular, 1. Aleksandr'ın ölümü ardından 1. Nikolay'ın tahta çıkışını kabul etmemiş; Fransız İhtilali'nden de etkilenen, kendilerine "Kuzey Cemiyeti" denen bu grup, otokrat çarlık rejimi yerine anayasal monarşiye dayalı bir rejim getirmek istemiştir. Dekabristler çoğunlukla soylu sınıfından olmakla birlikte; meşruti bir cumhuriyet, basın özgürlüğü, yasalar önünde eşitlik getirmek ve toprak köleliğini kaldırmak istiyorlardı. 1812-14 yıllarında Napolyon'a karşı yurtlarını savunmuş olan bu subaylar, Fransız Devrimi'nin ideallerinin etkisinde kalmışlardı. Sonuçta yenildiler; beş önder asıldı, diğerleri de Sibirya ve Kafkasya dahil sürgün ve çeşitli hapis cezalarına çarptırıldılar.

Kitabı okuduğunuzda; o zamanki Kafkasya yol ve ulaşım şartlarını, Terek Nehri'ni, Daryal Geçidi'ni, şairin Gürcüler, Ermeniler, Çerkezler, Kalmuklar, Osetinler ve Türkler hakkındaki düşüncelerini, savaşın bölgede yaşayanların hayatını nasıl değiştirdiğini öğreneceksiniz.

Örneğin, Çerkezler hakkındaki gözlemi şöyle biter:

"Çerkezler nefret ediyorlar bizden. Geniş otlaklarından sürüp çıkarmışız onları. Köyleri yakılıp yıkılmış, koca koca aşiretler yok edilmiş. Onlar da gitgide dağların derinliklerine çekiliyor, oradan baskınlar yapıyorlar."

İyi okumalar dilerim.

← Tüm özetler