19 Kasım 2023

Filistin ve Kudüs Meselesi Üzerine

Filistin ve Kudüs Meselesi Üzerine

Kıymetli Dostlarım,

İki haftalık aradan sonra tekrar kitap paylaşımlarıma başlıyorum.

Tüm dünya gibi ülkemizin de gündemini meşgul eden Filistin meselesi ile ilgili güncel ve kısa tanıtıcı notlardan oluşan bir kitapçığın tanıtımını yapıyorum.

Yazar, bugün İsrail işgali altında olan Kudüs ve Filistin bölgesi ile ilgili gerçek ve güncel bilgiler paylaştığı kadar, tarih penceresini de açarak meselenin geçmişine de ışık tutuyor.

Selahaddin Eyyubi'nin Haçlıları yendiği Hıttin'i; Akdeniz'in en güzel şehirlerinden biri olan Hayfa'yı; Yahudilerin Kineret, Arapların Taberiye dediği tatlı su gölünün yanında kurulu güzel şehri; Napolyon Bonapart'ın şarkı işgal için çıktığı Mısır seferi sonucunda, surlarının önünde Cezzar Ahmet Paşa komutasındaki Nizam-ı Cedit askerlerinin yaptığı müthiş savunma ile bütün hayallerinin yıkıldığı Akka'yı; Filistin'in tarihi şehri Nasıra'yı ve Kudüs'ü güzel bir şekilde anlatıyor.

Dönemin İsrail Başbakanı Ehud Olmert'in 14 Eylül 2008'de ülke basınına yaptığı sert açıklama ile -onların yerleşimci, bizim ise işgalci dediğimiz- silahlı milislerin Yahudi olmayanlara yaptıklarının pogromdan farkı olmadığını ve bunların İsrail kanunlarına göre en sert şekilde cezalandırılacağı ifadesini acı bir tebessümle okuyacaksınız. Zira o gün o sözleri söyleyenler de bugün Filistinlilerin Gazze'den sürülmesini savunuyorlar.

(Pogrom: 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında Rusya İmparatorluğu sınırları içinde Yahudilere karşı yapılan toplu saldırılar, yakmalar, yerlerinden etme, malına el koyma faaliyetlerinin tümü.)

Maalesef bugün 19. yüzyılda Rusya'da pogroma maruz kalanların torunları, daha fazlasını Filistinlilere yapıyorlar.

İsrail devletinin eliyle Amerika'nın verdiği silahlarla silahlandırılan, onların yerleşimci diye adlandırdığı paramiliter gruplar, Filistinlilerin evlerine ve bahçelerine keyfi el koyuyorlar ve keyfi şekilde insanları katlediyorlar. Bu yıl sadece 6 Ekim'e kadar 243 sivil Filistinli, Batı Şeria ve Gazze'de bu şekilde katledilmişti.

İsrail'i oluşturan Yahudi gruplar arasındaki ciddi ayrışmayı, anlayış farklılıklarını; bir Yahudi ulusu kurma iddiasında olan Siyonizmin, dünyanın çeşitli ülkelerinden kendi devletlerinde yaşamak için gelen Yahudi halkının hepsi tarafından benimsenmediğini; Aşkenaz, Ortodoks veya seküler grupların birbirinden çok ciddi bir şekilde ayrıştığını ve ciddi ihtilaflarda olduğunu okuyacaksınız.

Yahudi şeriatının en önemli uygulamalarından biri olan Şabat'ı ve çok garip yasaklarını hayretle okuyacaksınız. Söz gelimi, cuma akşamı gün batımından cumartesi gün batımından 1 saat sonrasına kadar devam eden Şabat zamanında yapılması yasak olan o kadar çok eylem var ki, okuduğunuzda siz de şaşıracaksınız.

Bir Yahudi Şabat zamanında: yazı yazamaz, imza atamaz, mühür vuramaz, yazılmış bir yazıyı silemez, fotoğraf çekemez, resim yapamaz, ateş yakamaz; çakmak, kibrit, lamba, makas ve kaleme dokunamaz; bir eşyayı veya nesneyi sokakta 4 adımdan fazla taşıyamaz, yaşadığı alandan 2000 metreden fazla ayrılamaz. Duyduğunuzda hayretten hayrete düşeceğiniz daha başka birçok garip yasak var.

Bütün bunlarla birlikte kitap, "Filistinliler topraklarını sattılar" yalanına da cevap verirken, İsrail devletinin kuruluşu sırasında ve sonrasında Filistinlileri Filistin'den sürmek için başta Deir Yasin olmak üzere yapılan 70'ten fazla katliamı da size hatırlatıyor.

En önemlisi de, son yıllarda ortaya çıkan vicdanlı Yahudilerin, İsrail'in resmi tarih tezinin dışına çıkan gerçekleri yazan kitaplarını da tanıtıyor.

Hayırlı pazarlar.

İyi okumalar dilerim,

← Tüm özetler