19 Temmuz 2026
General Allenby'nin Hatıratı

🎧 Özeti Mekin Salt'ın sesinden dinleyin
Görsel: Gazze'de Osmanlılara ait askerî hastane.
Kıymetli Dostlarım,
Bu hafta I. Dünya Savaşı'nda Filistin Cephesi'nde çarpıştığımız, ana unsurlarını İngilizlerin oluşturduğu müttefik ordusunun başkomutanı General Allenby'nin hatıralarını paylaşıyorum.
Ayrıca kitap, döneme ait 100'e yakın ilginç resim koleksiyonunu barındırması açısından da önemli.
Hatıralar aslında Allenby'nin savaş hakkında İngiltere Harbiye Nezareti'ne sunduğu ayrıntılı rapordur. Bunu, generalin İngiliz genelkurmayı için kaleme aldığı, cephe faaliyetlerini anlatan harp ceridelerinin özeti gibi de düşünebilirsiniz.
Bunun yanında kitabın yazarı; Lawrence'tan Falih Rıfkı'ya, oradan General Ali İhsan Sabis'e kadar o dönem cephede bulunan herkesin hatıratlarını da paylaşır.
Bizim Ortadoğu'daki savaş cephemiz; Arabistan Yarımadası'nda isyan eden bazı Arap kabileleri ile yapılan düşük yoğunluklu özel savaş şeklinde kısmen bugünkü Ürdün sınırları içinde, ama esas savaşın olduğu bugünkü İsrail sınırları içinde geçmiştir.
Savaşın tüm önemli safhaları ve mücadele alanı bugünkü İsrail, yani Filistin sınırları içinde olmuştur.
Mısır'dan hareketle Filistin'in giriş kapısı sayılan Gazze'de başlayan mücadelede; Osmanlı ordusunun ciddi direnişine ve I. ve II. Gazze muharebelerinde düşmanı püskürtmesine rağmen, İngilizlerin sayısal üstünlükleri, tam hava hâkimiyetleri ve denizden de Fransız savaş gemilerinin topçu desteği ile III. Gazze Muharebesi kaybedilmiş ve şehir 7 Kasım 1917'de tahliye edilmiştir. Gazze'yi ele geçiren İngilizler burayı denizden ikmal için kullanmıştır.
8 Aralık 1917'de Kudüs'ün tahliye edilmesi ile Gazze-Kudüs hattı çökmüş; kıyı hattından geçiş imkânı bulan İngiliz süvari kolordusu ordunun geri çekilme hatlarını tehdit edince düzenli çekilme harekâtı düzensiz bir harekâta dönüşmüştür. Buna rağmen Osmanlı ordusu Filistin'de birçok bölgeyi bir yıla yakın elinde tutmuştur. İngilizler bu zaman zarfında ordularını sürekli takviye etmiş; öyle ki İngiliz ordusunda Avustralya-Yeni Zelanda, Hint ve Fransız birlikleri, Ermeni Lejyonu ve Yahudi gönüllüleri ile birlikte ordu mevcudu 170.000'e ulaşmış, Osmanlı ise ancak bunun yarısı kadar bir kuvvetle savunma yapabilmiştir. Örneğin İngilizlerin tam teçhizatlı üç tümenden müteşekkil bir süvari kolordusuna karşılık Osmanlı, eksik teçhizatlı ve eksik kadrolu bir süvari tümenini sahaya çıkarabilmiştir. İngilizlerin bu süvari kolordusu, savaşın sonucunu, geri çekilmekte olan Osmanlı birliklerinin arkasına sarkarak yaptığı çevirme harekâtı ile belirlemiştir.
İyi okumalar dilerim.