2 Ağustos 2020
Prut Seferi ve Rusya'nın Doğuşu

Zaman zaman dostlarıma, ağabeylerime, başkanlarıma okuduğum kitapları tavsiye ediyorum. Bu kitap onlardan biri.
1699 Karlofça Anlaşması'nın sonrasında bile Osmanlı'nın Avrupa'da başat askeri güç olduğunu, istediğinde en büyük orduyu sahaya sürebileceğini göreceksiniz. 18. yüzyılda hâlâ Osmanlı ordusunun istihkâm, levazım ve istihbarat kabiliyetinin ne kadar iyi olduğunu, "Prut"a giden süreçte Osmanlı'nın bütün bileşenleriyle beraber sahaya güçlü bir orduyu sürebildiğini, ama karar mekanizmasının güçlü olmamasından dolayı sahadaki taktik başarıların stratejik avantajlara dönüştürülemediğini fark edeceksiniz.
Ordu, istihbarat, ekonomi, moral ne kadar iyi olursa olsun; baştaki yönetim ve karar mekanizması iyi çalışmazsa gayretlerin karşılığı alınamaz.
Bu kitap ile bugünkü Rusya'nın nasıl ve nelerin pahasına kurulduğunu, "Çar" kelimesinin Ruslar için ne ifade ettiğini anlayacaksınız. Cennetmekân Abdülhamid Han'ın, Rusya'da cumhuriyet kurulacak dendiğinde "Ruslar çarsız yapamazlar, her zaman bir çara ihtiyaç duyarlar" dediğini hatırlayıp, Bolşevik İhtilali sonrası gelen modern çarları ve Putin'i hatırlayıp yaptıklarını daha iyi anlayacaksınız.
Milletlerin millî hedefleri vardır; bu hedefler değişen rejimlerinden ve gelen iktidarlardan bağımsızdır. Rusya'nın Çar Büyük Petro ile başlayan millî hedeflere yürüyüşünün bugün Suriye'de nasıl vücut bulduğunu daha iyi anlayacaksınız.
İyi okumalar dilerim.




