7 Haziran 2026
Ruslara Göre Ermenilerin Türklere Yaptıkları Mezalim

🎧 Özeti Mekin Salt'ın sesinden dinleyin
Kıymetli Dostlarım,
Geçen haftaki paylaşımın ardından gelen çok sayıdaki soruya karşılık, bu hafta ben de; Rus kaynaklarının Ermeni çetelerinin Doğu Anadolu'daki faaliyetlerini konu alan, Rus ordu raporlarını ihtiva eden kitabı paylaşmayı uygun buldum.
Ermeni meselesinin bu noktalara gelmesi ve Batı emperyalizminin bu konuda belirleyici olması hakkında Lenin'in kitapta geçen "Ermeniler ve ihtilalci komiteler oyunda gerekli olan ahmaklardır." sözü de önemli.
Kitapta Taşnakların, olayların çıkması ve ardından Avrupa'nın müdahalesinin sağlanması için her türlü provokasyonu yaptığı açık açık anlatılıyor.
Taşnakların her türlü vasıtayı kullanarak genellikle Müslümanlar ile, ama özellikle Osmanlı askeri ile Ermenilerin karşı karşıya getirilmesine çalıştığı da anlatılıyor. Mesela Bitlis ve Muş'taki bu amaçla yapılan çalışmalar ayrıntılı olarak anlatılıyor.
1895-96 yıllarında Ermeni komitelerinin Türkler ve Ermeniler arasında öyle bir düşmanlık yarattıklarını, dolayısıyla hiçbir ıslahat çalışmasının başarıya ulaşamadığını net bir şekilde anlatıyor.
Balkan Savaşları'nda Osmanlı'nın yenilmesi sonucu, Bitlis vilayetinde geceleri evlerinde toplantı yapan Ermenilerin, Rusların gelip bölgeyi işgal edeceği ve Bitlis'in Müslüman ahalisinin taşınmaz mallarını terk ederek güneye doğru çekileceği öngörüsü ile "Bitlis Müslüman ahalisinin ev ve arazilerini kendi aralarında taksim etmekte olduğu" anlatılıyor.
Ermenilerin Rusya'ya sempatilerinden bahisle, 1907 senesinde Bitlis, Diyarbekir ve Ma'müratül-Aziz (Elazığ) Ermenileri tarafından 200.000'den fazla imza ile kendilerinin Rusya tabiiyetine kabul edilmeleri hakkında dilekçe verildiği anlatılıyor.
Çevreyle irtibatını kestikleri Erzincan'da Ermeni çetelerinin, halkın büyük kısmını evlerinde diri diri yaktıkları; diğerlerini de bir kiliseye doldurarak ateşe verdikleri, ayrıca bomba yerleştirdikleri şehir camiini havaya uçurdukları Rus ordu raporlarında mevcut.
Bu, kamu otoritesinin tamamen çöktüğü anarşik ortam içerisinde; Ermeni çeteleri Erzincan civarında 500 Müslümanın ayaklarını, ellerini bağlayıp hepsini kurşuna dizmişlerdir.
Mir Hüseyin Ağa ve Dersim'in 800 ahalisi, Ermeni çetelerinden kaçarak Türk ordusuna sığınabilmiştir.
Bu yazdıklarım Osmanlı kaynakları değil, Rus ordu raporlarıdır ve altında Rus General Odişilidze'nin imzası vardır.
Rus ordusunda görev yapan Ermeniler, 1917 Bolşevik İhtilali sonrası kendilerini bölgede o kadar etkili ve pervasız görüyorlar ki; Erzurum'da 10'dan fazla Müslümanı kurşuna dizen ve bunları müdafaa etmek isteyen Rus subaylarını silahı ile tehdit eden bir Ermeni tutuklanıp hapse atılınca, kanun gereğince idam edileceği söylenince; Ermeni hiddetlenmiş, "Bir Türk için bir Ermeni asıldığı nerede görülmüş!" diye bağırmış.
Mesela Tepeköy bölgesinde bütün ahalinin kadın-erkek, çoluk-çocuk tamamen katledildiği belirtiliyor.
Rus General Mayewski, aynı zamanda Rusya'nın Van-Erzurum Başkonsolosu: "Gerçeği olduğu gibi söylemek gerekirse, itiraf etmek gerekir ki, Doğu'da barbar olanlar Müslümanlar değil, aksine Hristiyanlardır."
Evet dostlar, bunu söyleyen bizzat olayların içinde olan ve kendisi de Hristiyan olan bir Rus general!
Dahası, kitabın sonunda "Düsseldorf Rus Ortodoks Metropoliti Paulos" isimli birinin 1986 yılında Alman ARD televizyonunda Türkleri suçlayan bir yayının ardından gönderdiği mektup, emperyalist Batı'nın uydurduğu "Ermeni Soykırımı" iftirasına karşı, hepsi belgeye ve tanık ifadelerine dayalı tokat gibi bir cevaptır.
Mektupta emperyalist Batı'nın, Ermenilere bağımsız bir Ermenistan vaadi ile Ermeni halkını nasıl kullandığını ve sonunda kendi siyasi hedeflerine ulaşınca Ermenileri nasıl kendi kaderine terk ettiğini de açık ifadeler ile anlatır.
Hele ABD Başkanı Wilson'un, 1. Dünya Savaşı'ndan sonra Ermenilerin Doğu Anadolu'da çoğunluk olduğu iddialarından sonra 1919 yılında James Harbord başkanlığında bir araştırma heyeti göndererek inceleme yaptırdığı; Harbord raporlarında Ermenilerin bölgede sadece azınlık olduğunu bildirmesi üzerine, Wilson'un bu rapora dayanarak Nisan 1920'de ileride bir Ermeni devleti kurulmasını öngören ve bunun için Doğu Anadolu'nun Amerikan mandasına girmesine ilişkin hazırlanan karar tasarısını reddetmesi de bütün ayrıntıları ile anlatılmaktadır.
İyi pazarlar,
İyi okumalar dilerim,
Mekin Merter Salt
Sanayici,
Mersin
💐🌿



