18 Ocak 2026

Sea Power (Deniz Gücü)

James Stavridis

Sea Power (Deniz Gücü)

Kıymetli Dostlarım,

Yeni okuduğum ve önemli bulduğum bir kitabı, yine siz değerli dostlarımla paylaşmak istiyorum.

Kitap, Shakespeare'in ölümsüz tiyatro eseri Fırtına'daki çarpıcı bir replikle başlıyor:

"Rüya dediğin şey bizlerden olur işte ve minicik ömrümüzü yine bir uyku noktalar."

Bu söz, biz insanlara ömrümüzün ne kadar kısa ve sınırlı olduğunu hatırlatıyor. Yazıyı okurken bir Kaşgar şiiri geldi aklıma. Orada da şair, insan ömrünün kısalığını; buna mukabil yapmak istediklerinin büyüklüğü karşısında şöyle seslenir:

"Güneş Tanrı Dağları'nın ardından doğar.
Sarı Nehir batıya doğru akar.
Ömrü yüzyıl bile olmayan insanoğlu,
Bin yıllık işler yapmaya kalkar."

İnsan ömrü kısa olsa da milletler bin yıllık işler yapmaya kalkar; çünkü yaşamak ve varlığını sürdürmek için hedefi ve vizyonu uzun olmak zorundadır.

Kitabı okudukça, Yunan asıllı ABD'li bir deniz subayı olan Stavridis'in, ABD'nin devşirme ve yetiştirme düzeni içinde nasıl şekillendiğini; uluslararası su yollarının günümüz dünyasındaki stratejik önemini ve bu önemin tarihsel süreçte nasıl geliştiğini açık biçimde görüyorsunuz. Keşifler tarihinden başlayarak, tarihte yükselen ve çöken milletlerin denizle olan ilişkilerini, medeniyetlerin gelişiminde denizlerin oynadığı rolü ve önemli deniz savaşlarını ele alıyor.

Bu bağlamda özellikle İnebahtı Deniz Savaşı'nın Batı dünyasında nasıl algılandığını okurken dikkat kesileceksiniz. (Nitekim Türkiye'nin İspanya ile savunma sanayi alanında yoğun ilişkiler kurması üzerine, Yunanistan Savunma Bakanı'nın geçmişe göndermeyle "İnebahtı'dan 500 yıl sonra İspanya bunu nasıl yapar?" mealindeki çıkışını hatırlamak ibretlidir.) Buna karşılık Preveze Deniz Savaşı'nın taşıdığı tarihî önemin neredeyse hiç anılmaması dikkat çekicidir.

Kitap, emperyal güçler açısından deniz jeopolitiğinin neden vazgeçilmez olduğunu; ABD perspektifinden gelecekteki muhtemel çatışma ve rekabet alanlarının nereler olacağını ve Washington'un, kendisine rakip olabilecek güçlere karşı bugünden hangi tedbirleri aldığını satır aralarında hissettiriyor.

Bu eser, bir bakıma Tuğamiral Alfred Thayer Mahan'ın ortaya koyduğu Deniz Hâkimiyeti Teorisi'nin günümüz şartlarına uyarlanmış hâli olarak da okunabilir. Mahan, meşhur ifadesiyle:

"Denizlere hâkim olan, cihana hâkim olur."

(Bu sözleri aynı bağlamda Mahan'dan 300 yıl önce de Akdeniz hâkimi Barbaros Hayrettin Paşa söylemişti.)

Bu nedenle kendisi sıklıkla "Denizlerin Clausewitz'i" olarak anılır. (Clausewitz, Prusyalı bir aristokrat ve generaldir. Savaş Üzerine adlı eserinde savaşı, "politikanın başka araçlarla devamı" olarak tanımlar ve teorisini bu temel üzerine kurar. Uygun bir zamanda o kitabı da ayrıca tanıtmak isterim.)

Saygılarımla,

Mekin Merter Salt
Sanayici – Mersin
💐🌿

← Tüm özetler