20 Ağustos 2023
Taha Kılınç'ın Ortadoğu Kitabı

Bu hafta genç bir yazarı, Taha Kılınç'ın Ortadoğu'daki meseleleri, bunların tarihsel arka planını, Ortadoğu'daki dört büyük devletin (İran, Türkiye, Arabistan ve Mısır) aralarındaki rekabeti ve bunların tarihî derinliğini ele alan kitabını siz dostlarımla paylaşıyorum.
Bunları yazarken, ülkemizin güvenlik bürokrasisinde üst düzeyde görev yapan bir arkadaşımın bana anlattıkları aklıma geldi. Bürokrat olduğu kuruma Boğaziçi Üniversitesi'nden bir hocanın geleceği ve İran hakkında bir seminer vereceği söyleniyor. O da gidiyor ve hoca başlamadan önce ona soruyor: "Hocam, Farsça biliyor musunuz?" "Hayır" cevabını alıyor. "Peki İran'da hiç bulundunuz mu?" Yine "hayır" cevabını alınca, "Hocam, bize İran'ı hangi bilgilere dayanarak anlatacaksınız?" diyor. Hoca da, "Batı'da bu konuda yazılmış birçok kitap okudum, bilgilerim oradan" demiş. Bu cevabı alan arkadaşım toplantıyı terk etmiş; Türkiye'nin iç ve dış güvenliği ile ilgili böylesi önemli bir kuruma İran hakkında bilgi verecek kişi, Batılı kaynakları temel alarak konuşmamalı diye düşünmüş. Taha Bey ise hem Arapça bilgisi, hem Arap kültürüne vukufu, hem de bu bölgelere sık sık yaptığı ziyaretler ve Arap entelektüel çevreleriyle teması sayesinde bize içeriden bir okuma sunuyor.
Kitap, "Ortadoğu" isminin nereden çıktığını ve coğrafi sınırlarını ele alıyor; ki bu kavram bile son 100 yılda değişikliğe uğrayıp günümüzdeki anlamını kazanmıştır.
Ortadoğu'da İngiliz siyaset tarzı ve işgal ettikleri topraklarda uyguladıkları yönetim şekli sayesinde bugün bile eski sömürgelerinde hüsn-ü kabule uğramaları; buna karşılık Fransızların işgal ettikleri topraklarda uyguladıkları jakoben yönetim tarzının toplumlarda oluşturduğu tepki ve nefret hissi anlatılıyor.
Arap-İsrail çatışması ve Arapların kaçırdıkları fırsatlar da kitabın konuları arasında. 29 Kasım 1947'de BM Genel Kurulu'nda alınan karar tasarısının Araplar tarafından kabul edilmemesi bunlardan biri. Hatta Ben Gurion'un, "Umarım Araplar bu planı kabul etmez. Eğer ederlerse, hiçbir zaman bir devlete sahip olamayız. Ama planı kabul etmeyip bizimle savaşmayı seçerlerse, onları yenip egemenliğimizi ilan edebiliriz" sözü oldukça şöhret kazanmıştı.
İsrail devletinin kendi iç dinamikleri, kendi içindeki olası çatışma alanları ve fay hatları konusunda da yapılmış çok güzel bir çalışma bu.
İyi hafta sonları, keyifli okumalar dilerim.


